Dünyada; gelişen teknoloji, değişen sağlık algıları ve her geçen gün yenilenen gıda sektörünün inovatif etkileriyle, fonksiyonel gıdalara ilgi günden güne artmaktadır. Bilinen en yaygın tabiriyle fonksiyonel gıdalar; besleyicilik özelliklerinden öte vücuda faydalı ve sağlık üzerine iyileştirici etkileri bulunan, hastalıkları önleme ve/veya hastalık oluşmasına sebep olan riskleri azaltma gibi fonksiyonel etkileri olan ve bu etkileri ilgili kurumlarca onaylanmış gıdalardır. Son zamanlarda bu gıdalara olan ilginin artmasıyla beraber ise adından en çok bahsedilen fonksiyonel bileşenlerden biri ‘Kolajen hidrolizatı’ olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kolajen; vücutta deri, kemik, tendon, ligamentler başta olmak üzere pek çok organda bulunan bir yapısal proteindir. Vücutta en çok bulunan proteindir ve tüm vücut proteinlerinin üçte birini oluşturur. Bağ dokunun oldukça önemli bir bileşeni olan kolajen, dokuları yapıştırıcı gibi bir arada tutar. Vücutta çokça bulunan ve farklı dokularda çeşitli görevleri olan kolajen, vücut yapısının koruyan temel maddedir.
Molekül Formülü (Collagen (Kolajen)): C57H91N19O16
Molekül Ağırlığı: 1302.5 g/mol
Kimyasal Adı: Kolajen
CAS Numarası: 9007-34-5
Matriksin lifli proteinleri olarak bilinmektedir. Protein içerisinde bulunan hücre dışı matrisin ve bağ dokusu içinde bulunabilir.
Kolajen çeşitleri olarak en az 16 tane vardır. Fakat bunlar arasından %80-90’ı Tip I, Tip II ve Tip III’ten oluşmaktadır.
Vücut dokularını oluşturan vücut proteininin %30 u Collagen bağ dokusu proteinidir.
Kolajenler, vücutta birçok dokuda bulunabilir. Hücreler kollajen üretimi yapmaktadır. İnsan bünyesi belli bir yaştan sonra Collagen (Kolajen) üretimi azalmakta ve zamanla durmaktadır.
Bu bileşiğin üretimine dair detaylı bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat Collagen (Kolajen) üretimidisodyum hidrojen fosfat çözeltisi ve potasyum klorür ile sığır tendonu ekstrakte edilmektedir. Daha sonra elde edilen bileşik yıkanırr ve son ürün elde etmek için kurutulmaktadır.
Amfoterik özellikler sergileyen bir elektrolittir. Ayrışma kabiliyetine sahip belirli bir pH düzeyinde negatif veya pozitif yük verebilmektedirler. Buradan anlaşılacağı gibi kolajenler pozitif ve negatif yüklü haline dönüşebilmektedir.
Kolajenler farklı viskozitelere sahiptir. Sıcaklık ne kadar düşük ise viskozite o kadar yüksek olmaktadır.
Sulu çözeltileri kolloidal yapıda olup belirli bir viskoziteye sahiptir.